Wednesday, April 26, 2017

Glengarry Glen Ross (1992)




Rotten Tomatoes'dan 95, Metacritic'den 84 puan almış, süresi 100 dakika olan filmin IMDB puanı 7.6. 1992 yapımı James Foley filmidir. Onunda kariyerinin en iyi filmidir kanımca. Yönetmenin kariyerine baktığımızda zaten çoğunlukla kötü filmler çekmiş: Who's That Girl (1987), Fifty Shades Darker (2017), Fifty Shades Freed (2018), Perfect Stranger (2007). Bunlar dışında orta karar seyirlik diyebileceğimiz işleri de vardır: Reckless (1984), Two Bits (1995), The Chamber (1996), The Corruptor (1999), Fear (1996), After Dark, My Sweet (1990), Confidence (2003). Bu filmlerin çoğu 5-6 puanlık filmlerdir. Bonus olarak ise filmografisinde iyi diyebileceğimiz gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanmış At Close Range (1986). Almost 7'lik filmdir. Başrollerde Sean Penn ve Christopher Walken başarılı performanslar sergilemişlerdir fakat senaryo da eksiklikler vardır.


Senarist David Mamet'in 1984 yılı drama dalında Pulitzer ödülü almış oyunundan gene kendisi senaryolaştırmıştır. Müzik ise James Newton Howard'a ait. Oyuncu kadrosunda hepsi birbirinden başarılı isimler vardir: Al Pacino, Jack Lemmon, Alec Baldwin, Alan Arkin, Ed Harris, Kevin Spacey ve Jonathan Pryce. (filmin oyuncu kadrosu o kadar iyidir ki oyuncuların çoğu çekimleri olmadığı günlerde bile diğerlerini izlemek için sete gelirlermiş) Jack Lemmon performansıyla Venedik Film Festivali'nden en iyi erkek oyuncu ödülüyle dönerken, Al Pacino en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Oscar ve Altın Küre adaylığı almıştır. Her ikisinin de performansı müthiş olup, karşılıklı oynadıkları sahneler hakikaten çok teatral buldum ve izlemekten büyük keyif aldım. Zaten metot oyunculuğu okullarında ders olarak gösterilirmiş bu ikilinin sahneleri.



Filmin Konusu: Bir emlak şirketinde çalışan 4 pazarlamacı işlerini kaybetmek üzeredirler ve patronlarını tatmin edecek satış yapamazlarsa kovulacaklardır. Bunun üzerine bu adamlar arasında çirkin bir rekabet başlar. Birçok etik veya kanuni olmayan yola başvuran, dört umutsuz emlakçının hayatlarındaki iki günden kesitleri konu alan filmde kadın karakter bulunmamaktadır.


Satış temsilcilerinin yatırımcılara pazarladığı iki emlak projesine atıfta bulunuyor: Glengarry Highlands ve Glen Ross Farms. İsimler, yeşillik ve zenginliği, kıymetli ve sınırlı bir toprak parçasını çağrıştırıyor – Mark Twain'den alıntı yapacak olursak, 'artık böyle şeyler üretilmiyor' – ve satış temsilcilerinin bunu kanıtlamak için parlak broşürleri var. Ancak bu, kendileri de dolandırılan dolandırıcılar tarafından pazarlanan bir dolandırıcılık. Sattıkları şeyin hiçbir değeri yok ve satmadıkları sürece kendilerinin de hiçbir değeri yok. 30 yıl sonra bile hala etkileyici olan muhteşem film uyarlamasında, bir motivasyon konuşmacısı onlara şunu söylüyor: 'Bu hayatta tek bir şey önemlidir: Noktalı çizgiye imza atmalarını sağlayın.' GLENGARRY GLEN ROSS birçok şeyle ilgili – erkeklik, ahlak, kapitalizm – ama temelde 'hırsızlar arasında bir şeref'tır. "Bu öykü, düşük seviyeli dolandırıcılar olarak hareket ederken dürüstlüklerini korumaya çalışan acı çeken adamları konu alıyor."

Film, iş hayatının acımasızlığını bir ofis örneği üzerinden ele almış olup, etkileyici bir dille bir sinemaya aktaran, sınırlı sayıdaki mekanların başarılı kullanımı ile tiyatro izlenimi veren ve yetenekli oyuncu kadrosuyla hikayeyi sürüklemektedir. Film boyunca hissedilen baskı, gerçek dünyada da çalışanların karşılaştığı performans baskısını yansıtıyor. Rekabet ortamında işte kalabilmek için birçok çalışanın etik değerlerden uzaklaştığı gerçeği, günümüz iş dünyasında da sıkça rastlanan bir sorun. Mamet’in diyaloglarında, insanların hayal bile edemeyeceğimi cümlelerin sonuna zaferle ulaşmalarını sağlayan bir tür mantık ve ritim var. Sonuç olarak, üst düzey oyunculukları, müthiş yazılan senaryosu ile tüm zamanların belki de en iyi girişimcilik ve pazarlama filmidir. Her türlü Amerikan Dream'e yönelik yakıcı bir eleştiri olan bu film, birçok insanın iş gününü atlatmak için ne kadar çaba sarf ettiğini hatırlatan, küfürbaz bir eser. Eskiden telefonla görüşmek, randevu almak, elinde çanta kapı kapı gezmek, listeye isim yazdırmak, broşür istemek vs. vardı. Girişimci, konuşkan, ağzı laf yapan, müşteriyi yemeğe çıkaran çakal esnaf dönemleri. Film o dönemin iş tekniğini, ruhunu yansıtmaktadır.



Alec Baldwin: Bu saati görüyor musun? Bu saati görüyor musun? Bu saat senin arabandan daha pahalı. Geçen yıl 970 Bin Dolarlık satış yaptım. Ya sen? Görüyorsun dostum, işte ben buyum ve sen bir hiçsin. İyi bir adam? Umurumda değil. İyi bir baba? Lanet olsun! Evine git ve çocuklarınla oyna.



Son olarak, Alec Baldwin'in "Always be closing' tiradı için bakınız: